Migrenin Tedavisi

Danışma Hatları :
 

Migren tam olarak tedavi edilemeyen bir hastalık olarak bilinmektedir. Yaygın ilaç tedavisi yanısıra hastanın yaşamını kontrol altına alması, migreni tetikleyecek faktörlerden kaçınması, kısacası migrenle yaşaması öğütlenmektedir.

Migren tedavi seçenekleri:

1.İlaç tedavisi

2. Bot-ox uygulaması

3.Migren cerrahisi

4.Son dönemde yaygınlaşan bitkisel tedaviler

5.Migren bandı vb. uygulamalar

6. Akupunktur ve nöral terapi

 

!. Migrende en yaygın uygulanan tedavi yaklaşımıdır. İki aşamalıdır. Atak sırasında ve atak sıklığını azaltmak için kullanılan ilaçlar farklıdır.

Migren atak tedavisi: Başlayan migren atağının durudurulması veya daha az sıkıntılı atlatılmasını sağlar. Bazı ağrı kesici ve anti-inflamatuvar ilaçlar ve migrene özel vazokonstriktör (damar büzücü etkisi ön planda) ilaçlar kullanılmaktadır.

Profilaktik tedavi: Atak sıklığını azaltmak amacıyla kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar migrene özel geliştirilmemiştir. Ancak migren hastalarında kullanıldığında atak sıklığını azalttığı görülmüştür. Bu grupta antihipertansifler (en eski kullanılan tedavidir), depresyon için kullanılan antidepresanlar ve epilepside kullanılan bazı ilaçlar yer almaktadır.

İlaç tedavisi ağrı sıklığını azaltır ve atakların daha hafif geçmesini sağlar.Migren hastalarının çoğunluğu ilaç tedavisi ile yaşamını kolaylaştırmaktadır. Ancak bu hastalarda bile migren ataklarını tamamen ortadan kaldırmadığı için hastalarda hiç olmadık zamanlarda (sınavda, düğününde, küçük çocuğu hastayken vb.) atağının başlaması hayatı çok zorlaştırabilir. En büyük sorun ilaç tedavisine cevap alamayan hasta grubudur. Bazı migren hastaları her iki gruptan kullandıkları ilaçlara ve bu ilaçları değiştirmelerine rağmen ağrı kontrolü sağlanamayanlardır. İlaca cevap alamayan migren hastalarında atak sıklığı da genelde çok fazla olmaktadır. Bu hastaların bir bölümünde ilaca bağlı gelişen günlük süregen başağrıları migren tablosuna eklenmiştir. Çok az bir grup hasta ilaç kullanmaktan hiç hoşlanmamakta ve ilaçsız çözüm aramaktadır.  

2.Bot-ox uygulaması baş ve boyun bölgesindeki bazı kaslara botulinum toksininin enjekte edilmesidir. Migren hastalarında bot-ox uygulaması sonrası baş ve alın çevresi kaslarda geçici bir dönem (6 ay kadar) kısmi felç gelişir. Bazı migrenlilerde  ağrı kontrolü böylece sağlanabilir. Tekrarlanmasının gerekliliği vardır. Aylar içinde vücut toksini temizler ve etkisi geçer. Migren tek tip bir hastalık değildir. Bu nedenle her migrenli hastada etkili olmamaktadır. Tekrarlanması gerekliliği diğer bir dezavantajıdır.

3.Migren cerrahisi: Baş bölgesi bazı yüzeyel sinirlere uygulanan cerrahi işlemdir. Etkili olduğu hastalar vardır. Her hastada başarılı değildir. Ayrıca ameliyat gibi zor bir işlem olması diğer dezavantajıdır.

4.Bitkisel tedaviler son yıllarda ülkemizde yaygınlaşmıştır. Önerilen bitkileri ninelerimiz gibi evde kaynatma benzeri işlemlerden sonra kullananlar vardır. Ayrıca bazı bitki karışımları hazır ilaç haline getirilmiş olarak satılmaktadır. Ağrı şiddeti ve sıklığında azalma sağlayabilmektedir. Kullanılan karışımın içeriğine ve miktarına dikkat edilmelidir. Kullanılan miktar önemlidir. Bitkisel olması zararsız olması anlamına gelmemektedir. Unutmayalım ilaçların bir bölümü de bitkilerden elde edilmektedir.

5.Migren bandı benzeri manyetik etkili önerilerin aynı zamanda vücut için önemli olan manyetik alana etkileri dolayısıyla faydası olduğunu belirten hastalar olsa da cerrahiden bile daha zararlı olduğunu söyleyen  manyetik alan ile uğraşan biofizik bilim adamları vardır.

6. Nöral terapi ve akupunktur entegratif tıp içinde yer alan bilimsel tedavi metodlarıdır. Akupunkturun migrende başarısı % 50 düzeyindedir. Diğer kalan yüzde de kısmi veya geçici etkisi olabilmektedir. Yan etkisi yoktur. Uygulayan işinin ehli bir akupunktursit bulma zorluğu vardır. Etkili olmadığı hastalar olması da diğer zorluğudur.

Nöral terapi; Her tip ve düzeydeki migren hastasında etkili olan bir tedavi yöntemidir.Doğrudan migrenin nedenine yönelik bir çalışmadır. Diğer tedavi seçneklerinden bu açıdan ayrılmaktadır. Otonom sinir sistemini düzenlediği için migrenin temelinde olan otonom disfonksiyonu (çalışma aksaması) ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde çok az bilindiği için bu alanda deneyimli hekim bulmak zorluğu vardır. Ayrıca batı tıbbı içinde bir tedavi yöntemi olmasına rağmen ülkemiz hekimleri de hakkında bilgiye sahip değildir.